Vakit gece yarısına beş kala
Telefonum umulmadık şekilde çalıyor
Beklenmedik hadise
Ve ben mücellanın sayfalarını kapatıp
Karşılık veriyorum uzaktaki kadim dostun sesine
Kütükten türemiş bir masanın iki yanında
Eski zamanlardan kalma bir dost ile
Muhabbet ediyoruz
Aklımda bir düşünce
Ve ben ne ileri ne geri gidebiliyorum
Dilimde Cebeciden hatıra
Bir iki mısra şiir
Kulaklarım da o her vakit güzel çalan
Türküden bir ezgi
Ne sözlerini duyabiliyorum ne ezgisini
Farkındayım aklım başka çöllerde
Bir fincan kahve koyuyor önüme
Porselene bir öpücük misali konduruyorum dudaklarımı
Ve o acı kahveden ikimizin yerine de yudumluyorum
Kana kana içiyorum, bilmiyorsun içimde susuzluğun
Bir kaç sahife ilişiyor gözüme
Attiladan kalan bir kaç söz
Hiç çıkmamış gibi aklımdan adeta
Zihnime kazıyorum bir muştu gibi
'Ben sana mecburum,sen yoksun
Ben sana mecburum, bilemezsin.'
Ufuklarım kararmış, vakit Zühre vaktidir
Bilmiyorum nasıl anlatsam
Hangi kelam kâfi gelir beni duymana
Vakit gece yarısını geçmiştir
Ve birden aklımda beliriyor çaresizliğim
Avuçlarıma alıp sımsıkı tutamayacağın
Zamanın bu dizginin kopmuş hali
Kütükten türemiş bir masanın iki yanında
Sıcak olmasa dahi ılık, henüz soğumamış
İki cam bardakla çay koyuyor
Muhabbetin bitme vaktidir
İki parça tütün parıldıyor karanlığın ortasında
Adeta ciğerleri parçalıyor karanlığın zifiri
Aklımda bir düşünce
Ve ben ne ileri ne geri gidebiliyorum.
YKD
Telefonum umulmadık şekilde çalıyor
Beklenmedik hadise
Ve ben mücellanın sayfalarını kapatıp
Karşılık veriyorum uzaktaki kadim dostun sesine
Kütükten türemiş bir masanın iki yanında
Eski zamanlardan kalma bir dost ile
Muhabbet ediyoruz
Aklımda bir düşünce
Ve ben ne ileri ne geri gidebiliyorum
Dilimde Cebeciden hatıra
Bir iki mısra şiir
Kulaklarım da o her vakit güzel çalan
Türküden bir ezgi
Ne sözlerini duyabiliyorum ne ezgisini
Farkındayım aklım başka çöllerde
Bir fincan kahve koyuyor önüme
Porselene bir öpücük misali konduruyorum dudaklarımı
Ve o acı kahveden ikimizin yerine de yudumluyorum
Kana kana içiyorum, bilmiyorsun içimde susuzluğun
Bir kaç sahife ilişiyor gözüme
Attiladan kalan bir kaç söz
Hiç çıkmamış gibi aklımdan adeta
Zihnime kazıyorum bir muştu gibi
'Ben sana mecburum,sen yoksun
Ben sana mecburum, bilemezsin.'
Ufuklarım kararmış, vakit Zühre vaktidir
Bilmiyorum nasıl anlatsam
Hangi kelam kâfi gelir beni duymana
Vakit gece yarısını geçmiştir
Ve birden aklımda beliriyor çaresizliğim
Avuçlarıma alıp sımsıkı tutamayacağın
Zamanın bu dizginin kopmuş hali
Kütükten türemiş bir masanın iki yanında
Sıcak olmasa dahi ılık, henüz soğumamış
İki cam bardakla çay koyuyor
Muhabbetin bitme vaktidir
İki parça tütün parıldıyor karanlığın ortasında
Adeta ciğerleri parçalıyor karanlığın zifiri
Aklımda bir düşünce
Ve ben ne ileri ne geri gidebiliyorum.
YKD
Yorumlar
Yorum Gönder
Yorum yaptığın için teşekkürler.