Ana içeriğe atla

Şehrin Işıkları



I.

A 20 yaşındaydı. Belki de hayatının en güzel geçmesi gerekenler zamanlardan bir diliminde yaşıyordu ömrünü. Sürekli oturup düşünmek, yüzü asık, asabi gezmek ve bir yerlerden bir şekilde sanki bir şeyler olacakmış gibi beklemenin hayat olmadığının bilincindeydi. Doğru ve inandığı şekilde yaşaması gerektiğini biliyordu. Hayatla kurmaz oynanmaz! Oynanmaz ama risk almak hayatın kendisiydi. Kısacası bir şeyler yapmalıydı. Gözünde, giderek küflenen duvarlar arasında, pencereden dışarıyı izlemek, ona göre insanın doğasına aykırıydı. Dışarı çıkmalı ve evreni okumaya başlamalıydı. Neden bu halde, burada olduğunun bilincine varmalıydı. Görmeli, duymalı ve tecrübe etmeliydi.

Adeta şehrin hakimiyetini elinde bulunduran bir tepe vardı. Her gece ay yavaş yavaş yükselmeye başladığı sıralarda A, bu tepeye doğru yürürdü. Her akşam aksatmadan bunu yapar, yamaca tırmanır ve tepenin hemen üstünde yer alan kayanlıklara oturur, şehrin ışıklarını izlemeye başlardı. Şehirde ne olup bittiğini bilirdi. Tanırdı sokaklarını, insanlarını. Kokusundan tanırdı bu  şehri. Vehamet kokardı, alçaklık kokardı, ihanet kokardı ve günün sonunda yorgunluk kokardı. 

Orada, kayalıklarda her gün oturup şehri izler, boş boş bakardı caddelerinde. Bir sigara yakar ve veda ederdi gün dönümüne yakın. Orada bulunduğu zamanlarda sürekli düşünürdü. Düşünceleri her gün daha da farklı ve daha da şiddetli olurdu. A, kimi zaman düşünceleriyle kendini ölürdü ve gömerdi. Ne kadar korkak olduğunu düşünürdü. Rezil ve yaşamaktan aciz olduğu kanısına varırdı. Vazgeçtiği çok olmuştur o tepede düşürken yaşamaktan. Kimi zamanda düşüncelerinden çıkan kıvılcımlar onu esir alır ve kimsenin tahayyül dahi edemeyeceği güzellikler ve amaçlarla bezetirdi benliğini. Ona göre düşünmek, nefes almaktı. Hareket etmek, var olmak.





Ziyaretiniz için teşekkürler. Yorumlarınızı bekliyoruz.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Dünyanın Kaydedilmiş En Gizemli 5 Video Kaydı - Ruhi Çenet Videoları (81. Video)

Ziyaretiniz için teşekkürler. Yorumlarınızı bekliyoruz.

Ve Belki de Sen

Bir kaç nota şu köşede  ince bir ışık sızıyor pencereden vakit susuz inan dudaklarım kuru bana öyle susma martıların çığlıkları arasında  karanlığa benimle gömülmüş şu daracık köşemde yalnızlığım ve sen  sigara ve dumanı sisli bir yolculuktu yaşadığım  ve sen önüm arkam sağım   ve solum bir kızıllık dudaklarımda belki de  bir damla kan hüznüm ve belki de sen kavgam belki de tatlı bir gülümseme sen. Ziyaretiniz için teşekkürler. Yorumlarınızı bekliyoruz.

"Teröre Karşı Tek Yürek"

Teröre Karşı Tek Yürek! 11 Ağustos 2015 İlk gününden itibaren millî varlığımıza yönelik arz ettiği tehdide karşı Türk milletini ve devletini uyarmayı vazife bildiğimiz Çözülme Süreci, kanlı meyvelerine sürekli yenilerini ilave ediyor. Gün geçmiyor ki, göğsünü terör örgütünün kahpe kurşunlarına siper ederken Hakka yürüyen şehitlerimizin acılı haberleriyle can evimizden vurulmayalım. Şehitlerimizin mübarek kanlarını yerde bırakmamanın tek yolu, eli kanlı canileri üreten, besleyen ve cesaretlendiren terör çarkının hukuk devletinin silleleriyle paramparça edilmesidir. Bu yüzden, PKK terör örgütü tüm fraksiyon ve uzantılarıyla adalet önünde diz çökertilene kadar mücadeleyi sürdürmek yalnızca bir güvenlik meselesi değil aynı zamanda manevi bir sorumluluktur. Bu mesuliyetin şuuruyla, devlet adamlarımızı ve gözü yaşlı milletimizi "teröre karşı tek yürek" olmaya davet ediyoruz. Biliyor ve inanıyoruz ki; bölücü eşkıyanın içi boş tehditlerini geleceğimizi...