Ana içeriğe atla

I. Mektup


Neyse artık kelamın da bir değeri kalmadı. Haftalardır oturuyorum ya şu masaya, alınca kalemi elime öylece donup kalıyorum. Ne desem, ne yazsam, nereden başlasam? Anladım ki belli bir yerden başlanamayacak kadar çok zaman geçmiş, belli bir yerinden başlanamayacak kadar çok an'ı var kapının hemen  yanı başında bekleyen. Her biri hesap sormak niyetinde yazılmış veyahut yaşanmamış olana.

Kusura bakma geç kaldım sevgilim. Bir hayli geç kaldım, biliyorum. Birer birer kaybederken sahip olduğum ve yahut öyle zannettiğim ne varsa, hepsine geç kaldım. Biliyor musun, bir yerden sonra artık yetişemiyor insan. Yorulup belki bir köşe başında, kaldırım taşlarından herhangi birine öylece oturup kalıyor. Bazen yığılıyor kaldırım taşlarına, ardından koşmak istediği, yanında yürümek istediği ne varsa dalgaların kıyıya çarpıp denizin içine tekrar yığılışları gibi yığılıyor. Ve bir anda sessizlik kaplar, zaman yavaşlar, yürek sıkılır. Bir anda olurmuşcasına gelir insana her şey, bir anda. Oysa akrep, yelkovanı defalarca geçmiştir 12’nin önüne gelmeden. Saatlerimizi kendimize göre ayarlamalıydık, oysa şunu unutmadan; biz her ne kadar yorulsak da saat işlemeye devam eder. O gün; o gün dediğime bakma hangi yıl olduğundan dahi emin değilim. Yaptığım bir hata var: Yapacak hiçbir şeyim kalmayınca, hiçbir şey yapmamayı seçtim. Belki yanıldım belki hayatımın en doğru kararıydı. Sana her geçen gün geç kalırken, artık koşmaktan vazgeçmiştim …

Haberdar olduğunu bile zannetmediğim bir sessizlik, bir karanlık haliydi yaşadığım. Zamanımız tükenmişti belki de. Ömür bitmişti kim bilir ama ben sudan çıkmış bir balığın can havliyle betona çarpışını gördüm. Kalabalığın orta yerinde kayboluşumu seyrettim ve sen hiç orada yoktun. Belki de hiç olmamıştın. Her şey benim kendi kendime anlattığım bir hikaye veya bir oyundu belki de.

Nefesimin kesilişini hatırlıyorum. Alelade kalp atışlarımın değiştiğini, nabzımın düştüğünü ve teyakkuz halini getiren soğuk ürpertiyi hatırlıyorum. Kaçmaya çalıştığım gerçek bir gün karşıma çıkacak ve ben arkamı dönüp nasıl hesap vereceğimi inan bilmiyorum. Gelecek şu sıralar giderek belirsizleşiyor gözümde. Tek bir düşüncem dahi kalmadı ardından düne, bugüne, yarına uzanabilecek. Vakit soluksuz akarken, ben debi düşen zamanın içine hapsoldum. Yutkunamıyorum.


Ziyaretiniz için teşekkürler. Yorumlarınızı bekliyoruz.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Dünyanın Kaydedilmiş En Gizemli 5 Video Kaydı - Ruhi Çenet Videoları (81. Video)

Ziyaretiniz için teşekkürler. Yorumlarınızı bekliyoruz.

Ve Belki de Sen

Bir kaç nota şu köşede  ince bir ışık sızıyor pencereden vakit susuz inan dudaklarım kuru bana öyle susma martıların çığlıkları arasında  karanlığa benimle gömülmüş şu daracık köşemde yalnızlığım ve sen  sigara ve dumanı sisli bir yolculuktu yaşadığım  ve sen önüm arkam sağım   ve solum bir kızıllık dudaklarımda belki de  bir damla kan hüznüm ve belki de sen kavgam belki de tatlı bir gülümseme sen. Ziyaretiniz için teşekkürler. Yorumlarınızı bekliyoruz.

"Teröre Karşı Tek Yürek"

Teröre Karşı Tek Yürek! 11 Ağustos 2015 İlk gününden itibaren millî varlığımıza yönelik arz ettiği tehdide karşı Türk milletini ve devletini uyarmayı vazife bildiğimiz Çözülme Süreci, kanlı meyvelerine sürekli yenilerini ilave ediyor. Gün geçmiyor ki, göğsünü terör örgütünün kahpe kurşunlarına siper ederken Hakka yürüyen şehitlerimizin acılı haberleriyle can evimizden vurulmayalım. Şehitlerimizin mübarek kanlarını yerde bırakmamanın tek yolu, eli kanlı canileri üreten, besleyen ve cesaretlendiren terör çarkının hukuk devletinin silleleriyle paramparça edilmesidir. Bu yüzden, PKK terör örgütü tüm fraksiyon ve uzantılarıyla adalet önünde diz çökertilene kadar mücadeleyi sürdürmek yalnızca bir güvenlik meselesi değil aynı zamanda manevi bir sorumluluktur. Bu mesuliyetin şuuruyla, devlet adamlarımızı ve gözü yaşlı milletimizi "teröre karşı tek yürek" olmaya davet ediyoruz. Biliyor ve inanıyoruz ki; bölücü eşkıyanın içi boş tehditlerini geleceğimizi...