Ana içeriğe atla

ERZURUM KONGRESİ (23 Temmuz - 7 Ağustos 1919)



Anadolu'da milli mücadele birliğinin kurulmasının ikinci adımı Erzurum Kongresi ile atıldı. Amasya Genelgesi'nden sonra İstanbul ve askerlikle ilişkisi kesilen Mustafa Kemal'e, başta Kazım Karabekir olmak üzere Anadolu'daki komutan ve mülki amirlerin büyük bir çoğunluğu verdikleri desteği sürdürmeye devam ettiler. Amasya Genelgesi'nde yer aldığı gibi, Mustafa Kemal bu dönemde milli bir kongre toplayarak, milli mücadele ile ilgili tüm faaliyetleri birleştirmeyi planlıyordu. Kazım Karabekir, milli bir kongreden önce Doğu illeri için bölgesel bir kongre toplanmasının faydalı olacağı görüşündeydi. Mustafa Kemal, bölgesel bir kongreye karşı olmasına rağmen, Kazım Karabekir ve Doğu Anadolu Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti'nin ısrarları karşısında bir kongre toplanmasını ve kongreye katılmayı kabul etti. Kongre, 10 Temmuz'da toplanması kararlaştırılmış olmasına rağmen, 23 Temmuz'da bir okul salonunda 54 delege ile çalışmalarına başladı. Mustafa Kemal'in davetli olarak katıldığı bu kongreye asil üye olabilmesi için, Erzurum delegesi Cevat Dursunoğlu istifa ederek, kendi yerine Mustafa Kemal'in seçilmesini sağladı. İlk gün, Mustafa Kemal kongre başkanlığına seçildi. Milli bir hal alan kongrede, genel değerlendirmeler yapıldı ve doğu illerinin durumu görüşüldü. Milli mücadelenin temelleri açısından önemli kararlar alındı. Erzurum Kongresi'ne katılanlar, 17 çiftçi ve tüccar, 5 emekli subay, 4 emekli memur, 5 öğretmen, 4 gazeteci, 5 hukukçu, 2 mühendis, 1 doktor, 6 din adamı, 3 eski milletvekili, 1 general ve 1 eski bakan olmak üzere 54 delegeden oluşmuştu.
Alınan Kararlar
1. Milli sınırlar içinde vatan bölünmez bir bütündür; parçalanamaz. 
2. Her türlü yabancı işgal ve müdahalesine karşı millet top yekün kendisini savunacak ve direnecektir. 
3. Vatanı korumayı ve istiklali elde etmeyi İstanbul Hükümeti sağlayamadığı takdirde, bu gayeyi gerçekleştirmek için geçici bir hükümet kurulacaktır. Bu hükümet üyeleri milli kongrece seçilecektir. Kongre toplanmamışsa, bu seçimi Temsil Heyeti yapacaktır. 
4. Kuva-yı Milliyeyi tek kuvvet tanımak ve milli iradeyi hakim kılmak temel esastır. 
5. Hıristiyan azınlıklara siyasi hakimiyet ve sosyal dengemizi bozacak ayrıcalıklar verilemez. 
6. Manda ve himaye kabul edilemez. 
7. Milli Meclisin derhal toplanmasını ve hükümet işlerinin Meclis tarafından kontrol edilmesini sağlamak için çalışılacaktır. 
8. Milli irade padişahı ve halifeyi kurtaracaktır


Ziyaretiniz için teşekkürler. Yorumlarınızı bekliyoruz.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Dünyanın Kaydedilmiş En Gizemli 5 Video Kaydı - Ruhi Çenet Videoları (81. Video)

Ziyaretiniz için teşekkürler. Yorumlarınızı bekliyoruz.

Ve Belki de Sen

Bir kaç nota şu köşede  ince bir ışık sızıyor pencereden vakit susuz inan dudaklarım kuru bana öyle susma martıların çığlıkları arasında  karanlığa benimle gömülmüş şu daracık köşemde yalnızlığım ve sen  sigara ve dumanı sisli bir yolculuktu yaşadığım  ve sen önüm arkam sağım   ve solum bir kızıllık dudaklarımda belki de  bir damla kan hüznüm ve belki de sen kavgam belki de tatlı bir gülümseme sen. Ziyaretiniz için teşekkürler. Yorumlarınızı bekliyoruz.

"Teröre Karşı Tek Yürek"

Teröre Karşı Tek Yürek! 11 Ağustos 2015 İlk gününden itibaren millî varlığımıza yönelik arz ettiği tehdide karşı Türk milletini ve devletini uyarmayı vazife bildiğimiz Çözülme Süreci, kanlı meyvelerine sürekli yenilerini ilave ediyor. Gün geçmiyor ki, göğsünü terör örgütünün kahpe kurşunlarına siper ederken Hakka yürüyen şehitlerimizin acılı haberleriyle can evimizden vurulmayalım. Şehitlerimizin mübarek kanlarını yerde bırakmamanın tek yolu, eli kanlı canileri üreten, besleyen ve cesaretlendiren terör çarkının hukuk devletinin silleleriyle paramparça edilmesidir. Bu yüzden, PKK terör örgütü tüm fraksiyon ve uzantılarıyla adalet önünde diz çökertilene kadar mücadeleyi sürdürmek yalnızca bir güvenlik meselesi değil aynı zamanda manevi bir sorumluluktur. Bu mesuliyetin şuuruyla, devlet adamlarımızı ve gözü yaşlı milletimizi "teröre karşı tek yürek" olmaya davet ediyoruz. Biliyor ve inanıyoruz ki; bölücü eşkıyanın içi boş tehditlerini geleceğimizi...